SUZAN KARATEKE

SUZAN KARATEKE

01 Mayıs 2026 Cuma

İşçiler Olmazsa Ülke Kalkınamaz” – Hüseyin Akbulut’tan 1 Mayıs Çağrısı

İşçiler Olmazsa Ülke Kalkınamaz” – Hüseyin Akbulut’tan 1 Mayıs Çağrısı
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Güzel Parti Genel Başkanı Hüseyin Akbulut’tan Sert 1 Mayıs Mesajı: “İşçiler Olmazsa Ülke Var Olamaz!”

Güzel Parti Genel Başkanı Hüseyin Akbulut, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yayımladığı güçlü mesajda işçilerin haklarını ve emeklerinin değerini bir kez daha gündeme taşıdı. Akbulut, işçi sınıfının bir ülkenin bel kemiği olduğunu vurgulayarak, çalışma hayatındaki adaletsizliklere dikkat çekti.
Hüseyin Akbulut’un 1 Mayıs mesajı şöyle:

İşçilerin her alanda demokratik çalışmalarında özgür olmaları temel bir haktır. İşçi sınıfı olmazsa hiçbir ülke varlığını sürdüremez. İşçi çalışmasa, iş güvenliği ve özlük hakları güvence altına alınmasa, o ülke kalkınamaz, ilerleyemez.

İşçilerin yaşam hakları ve sağlıklı çalışma koşulları mutlak surette sağlanmalıdır. 1 Mayıs, işçilerin özgürlük ve emek haklarını yüksek sesle dile getirdiği en anlamlı gündür.

Sendikalar tamamen işçilerin yanında durmalıdır. İşçiler olmazsa sendikalar da olamaz. Unutulmamalıdır ki; sendikalar işçilerin patronu değil, işçiler sendikaların patronudur.
Güzel Parti Genel Başkanı Hüseyin Akbulut, mesajında emekçilerin alın terinin karşılığını alması gerektiğini belirterek, işçi hakları, iş güvenliği, sendikal özgürlük ve sağlıklı çalışma ortamı konularında somut adımlar atılması çağrısında bulundu.

Akbulut: “Emekçiler Bu Ülkenin Gerçek Sahipleridir”

Akbulut, 1 Mayıs İşçi Bayramı’nın sadece bir kutlama günü olmadığını, aynı zamanda emek mücadelesinin ve dayanışmanın simgesi olduğunu ifade etti. İşçilerin demokratik haklarının güçlendirilmesi, sendikaların işçilerden yana taraf olması ve çalışma hayatının insan onuruna yakışır hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında tüm emekçilere, işçilere ve ailelerine sağlıklı, güvenli ve huzurlu bir gelecek temenni eden Hüseyin Akbulut, “İşçi sınıfı güçlü olursa Türkiye güçlü olur” diyerek sözlerini tamamladı.
Devamını Oku

Abit Taşçılar ”Bir Zamanlar 1 Mayıs”

Abit Taşçılar ”Bir Zamanlar  1 Mayıs”
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Bir Zamanlar Bahar Bayramı’ydı: 1 Mayıs’ın Bilinmeyen Dönüşüm Hikayesi

Sadece bir takvim yaprağı değil, bir toplumsal hafıza yolculuğu… 1 Mayıs, Türkiye’nin kalbinde papatya toylanan “Bahar Bayramı” günlerinden, fabrikaların sesini meydanlara taşıyan “Emek Bayramı”na nasıl dönüştü? İşte kuşakları buluşturan o eşsiz hikaye.
Nostalji Kuşağı: Papatyalar ve Piknik Örtüleri
Bugün sloganlarla özdeşleşen 1 Mayıs, bir dönem Türkiye’de en huzurlu günlerden biriydi. 1935 yılında çıkarılan yasayla “Bahar ve Çiçek Bayramı” adını alan bu gün, halk için doğaya kaçışın simgesiydi. Büyükşehirlerin parkları, mesire alanları çiçekli elbiselerle pikniğe giden ailelerle dolardı. Siyasetin uzağında, sadece baharın gelişinin kutlandığı o “beyaz” sayfalar, hala pek çok büyüğümüzün en naif hatırası.
Büyük Kırılma: Çiçeklerden Meydanlara
1970’li yıllar, Türkiye’de işçi sınıfının sesinin yükseldiği, sanayileşmenin toplumsal yapıyı değiştirdiği yıllardı. 1976’da Taksim Meydanı’nda yapılan devasa kutlama, 1 Mayıs’ın sadece bir “bahar” kutlaması olmadığını; alın terinin, grev hakkının ve sosyal adaletin günü olduğunu tüm dünyaya ilan etti. Artık ellerde çiçekler değil, hak arayan pankartlar vardı.
Tarihin Puslu Sayfası: Kanlı 1 Mayıs ve Yasaklar
1977 yılı, 1 Mayıs’ın hafızasındaki en acı duraktır. Taksim Meydanı’nda 34 kişinin hayatını kaybettiği “Kanlı 1 Mayıs”, bu anlamlı günü bir yas ve mücadele sembolü haline getirdi. 1980 askeri darbesiyle birlikte hem tatil statüsü hem de kutlamalar uzun yıllar boyunca yasaklandı; hafızalardaki o neşeli “Bahar Bayramı” imgesi, yerini sessiz bir bekleyişe bıraktı.
 Yeniden Doğuş: Emek ve Dayanışma Günü
2009 yılına gelindiğinde, toplumun her kesiminden gelen talepler karşılık buldu ve 1 Mayıs, “Emek ve Dayanışma Günü” ismiyle yeniden resmi tatil ilan edildi. Bugün 1 Mayıs; hem baharın umudunu hem de emeğin onurunu aynı potada eriten, geçmişin neşesini bugünün hak mücadelesiyle birleştiren evrensel bir güne dönüştü.
A:bit Taşçılar ” 1 Mayıs Neyi Değiştirdi ? ”
Geçmişte “bahar” diyerek kutladığımız bu gün, bugün bizlere sekiz saatlik iş gününden sendikal haklara kadar modern çalışma hayatının tüm kazanımlarını hatırlatıyor. Papatya kokulu sabahlar, yerini yarınlara duyulan güvene ve dayanışmaya bıraktı.
Bir Zamanlar Bahar Bayramı’ydı: 1 Mayıs’ın Bilinmeyen Dönüşüm Hikayesi
Sadece bir takvim yaprağı değil, bir toplumsal hafıza yolculuğu… 1 Mayıs, Türkiye’nin kalbinde papatya toylanan “Bahar Bayramı” günlerinden, fabrikaların sesini meydanlara taşıyan “Emek Bayramı”na nasıl dönüştü? İşte kuşakları buluşturan o eşsiz hikaye.
 Nostalji Kuşağı: Papatyalar ve Piknik Örtüleri
Bugün sloganlarla özdeşleşen 1 Mayıs, bir dönem Türkiye’de en huzurlu günlerden biriydi. 1935 yılında çıkarılan yasayla “Bahar ve Çiçek Bayramı” adını alan bu gün, halk için doğaya kaçışın simgesiydi. Büyükşehirlerin parkları, mesire alanları çiçekli elbiselerle pikniğe giden ailelerle dolardı. Siyasetin uzağında, sadece baharın gelişinin kutlandığı o “beyaz” sayfalar, hala pek çok büyüğümüzün en naif hatırası.
Büyük Kırılma: Çiçeklerden Meydanlara
1970’li yıllar, Türkiye’de işçi sınıfının sesinin yükseldiği, sanayileşmenin toplumsal yapıyı değiştirdiği yıllardı. 1976’da Taksim Meydanı’nda yapılan devasa kutlama, 1 Mayıs’ın sadece bir “bahar” kutlaması olmadığını; alın terinin, grev hakkının ve sosyal adaletin günü olduğunu tüm dünyaya ilan etti. Artık ellerde çiçekler değil, hak arayan pankartlar vardı.
Tarihin Puslu Sayfası: Kanlı 1 Mayıs ve Yasaklar
1977 yılı, 1 Mayıs’ın hafızasındaki en acı duraktır. Taksim Meydanı’nda 34 kişinin hayatını kaybettiği “Kanlı 1 Mayıs”, bu anlamlı günü bir yas ve mücadele sembolü haline getirdi. 1980 askeri darbesiyle birlikte hem tatil statüsü hem de kutlamalar uzun yıllar boyunca yasaklandı; hafızalardaki o neşeli “Bahar Bayramı” imgesi, yerini sessiz bir bekleyişe bıraktı.
 Yeniden Doğuş: Emek ve Dayanışma Günü
2009 yılına gelindiğinde, toplumun her kesiminden gelen talepler karşılık buldu ve 1 Mayıs, “Emek ve Dayanışma Günü” ismiyle yeniden resmi tatil ilan edildi. Bugün 1 Mayıs; hem baharın umudunu hem de emeğin onurunu aynı potada eriten, geçmişin neşesini bugünün hak mücadelesiyle birleştiren evrensel bir güne dönüştü.
Taşçılar: 1 Mayıs Neyi Değiştirdi?
Geçmişte “bahar” diyerek kutladığımız bu gün, bugün bizlere sekiz saatlik iş gününden sendikal haklara kadar modern çalışma hayatının tüm kazanımlarını hatırlatıyor. Papatya kokulu sabahlar, yerini yarınlara duyulan güvene ve dayanışmaya bıraktı.
Devamını Oku

Hüseyin Akbulut’tan 8 Mart Mesajı: “Kadının Ağladığı Bir Ülkede Adalet Susar”

Hüseyin Akbulut’tan 8 Mart Mesajı: “Kadının Ağladığı Bir Ülkede Adalet Susar”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Güzel Parti Genel Başkanı Hüseyin Akbulut, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada Türkiye’de kadınların yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Akbulut, kadın cinayetleri, ekonomik kriz, iş güvencesizliği ve Roman kadınların yaşadığı ayrımcılığın Türkiye’nin en önemli toplumsal sorunları arasında olduğunu vurguladı.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında yazılı bir basın açıklaması yayımlayan Güzel Parti Genel Başkanı Hüseyin Akbulut, kadınların yaşam hakkından çalışma hayatına kadar birçok alanda ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti.

HÜSEYİN AKBULUT GÜZEL PARTİ GENEL BAŞKANI

                                                HÜSEYİN AKBULUT GÜZEL PARTİ GENEL BAŞKANI

“8 Mart Türkiye’de Acıların da Hatırlandığı Bir Gün”

Akbulut açıklamasında, 8 Mart’ın dünyada kadınların emeğini ve hak mücadelesini hatırlatmak için ilan edildiğini ancak Türkiye’de bu günün aynı zamanda kadınların yaşadığı acıların da hatırlandığı bir gün haline geldiğini ifade etti.

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bir parfüm deposunda çıkan yangında 6 kadın ve 3 kız çocuğunun hayatını kaybettiğini hatırlatan Akbulut, bu trajedinin 8 Mart’ın tarihsel anlamını bir kez daha hatırlattığını söyledi.

Akbulut açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün ortaya çıkışı da bir fabrikada çıkan yangında hayatını kaybeden kadın işçilerin dramına dayanır. Aradan geçen yıllara rağmen kadınların benzer acılarla hayatını kaybetmesi insanlık adına büyük bir utançtır.”

Ekonomik Krizin Yükü Kadınların Omuzlarında: Akbulut’tan Çarpıcı Mesaj Roman Kadınlara Dikkat Çeken 8 Mart Açıklaması: “Hiçbir Kadın Sahipsiz Değildir”

                       Ekonomik Krizin Yükü Kadınların Omuzlarında: Akbulut’tan Çarpıcı Mesaj
Roman Kadınlara Dikkat Çeken 8 Mart Açıklaması: “Hiçbir Kadın Sahipsiz Değildir”

 

“Türkiye’de Kadın Olmak Hâlâ Mücadele Demek”

Türkiye’de kadınların hâlâ birçok alanda büyük zorluklarla mücadele ettiğini belirten Akbulut, özellikle kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet ve ekonomik kriz konularına dikkat çekti.

Akbulut, açıklamasında şu değerlendirmede bulundu:

Kadınlar sokak ortasında öldürülüyor

Kadınlar evlerinde şiddete uğruyor

Kadınlar iş yerlerinde güvencesiz şartlarda çalıştırılıyor

Kadınlar yoksullukla baş başa bırakılıyor

Kadınların yaşam hakkının dahi korunamadığı bir ülkede ciddi bir adalet sorunu bulunduğunu ifade eden Akbulut, her gün bir kadın cinayeti haberinin kamuoyuna yansıdığını söyledi.

“Ekonomik Kriz En Çok Kadınları Etkiliyor”

Türkiye’de ekonomik krizin en ağır yükünü kadınların taşıdığını dile getiren Akbulut, birçok annenin çocuklarına akşam ne pişireceğini düşünerek büyük bir çaresizlik içinde yaşadığını belirtti.

Akbulut, “Birçok kadın mutfağında tencere kaynatamadığı için sessizce gözyaşı döküyor. Ekonomik kriz kadınların omuzlarına ağır bir yük bindirmiştir.” ifadelerini kullandı.

Roman Kadınlara Dikkat Çekti

Toplumda en çok dışlanan kesimlerden birinin Roman kadınları olduğunu vurgulayan Akbulut, Roman kadınların hem yoksulluk hem de ayrımcılıkla mücadele etmek zorunda kaldığını söyledi.

Eğitimden istihdama kadar birçok alanda Roman kadınların dışlandığını belirten Akbulut, “Bu ülkenin hiçbir kadını sahipsiz değildir ve hiçbir kadının kaderi yoksulluk olmamalıdır.” dedi.

HÜSEYİN AKBULUT KADINLAR GÜNÜ ÇOCUKLARLA

                                    HÜSEYİN AKBULUT KADINLAR GÜNÜ ÇOCUKLARLA

“Kadın Hakları Bir Lütuf Değil”

Kadınların toplumun temel yapı taşlarından biri olduğunu vurgulayan Akbulut, kadının emeği, üretimi ve vicdanıyla toplumun geleceğini şekillendirdiğini söyledi.

Akbulut açıklamasında şu mesajı verdi:

“Kadın hakları bir lütuf değil, en temel insan hakkıdır. Kadına yönelik şiddetin sona erdiği, kadın cinayetlerinin son bulduğu, kadınların güvenceli işlerde çalıştığı bir Türkiye kurmak zorundayız.”

“Kadının Ağladığı Bir Ülkede Adalet Susar”

Gebze’de hayatını kaybeden 6 kadın ve 3 kız çocuğu için başsağlığı dileyen Akbulut, olayın tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini belirtti.

Açıklamasını güçlü sözlerle tamamlayan Akbulut şu ifadeleri kullandı:

“Kadının ağladığı bir ülkede adalet susar.
Kadının korktuğu bir ülkede özgürlük olmaz.
Kadının ezildiği bir ülkede güçlü bir gelecek kurulamaz.”

Akbulut, başta emekçi kadınlar olmak üzere tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladığını ve daha adil bir Türkiye için mücadeleye devam edeceklerini ifade etti.

Devamını Oku

Başkentte Adana Birlikteliği: İftar Sofrası Geleceğe Işık Tutuyor

Başkentte Adana Birlikteliği: İftar Sofrası Geleceğe Işık Tutuyor
1

BEĞENDİM

ABONE OL
Başkentte Adana Rüzgarı Esti: Adanalılar İftarda Buluştu, Şehir Meselesi Masaya Yatırıldı!

ŞEYMA KARATEKE ‘NİN ÖZEL HABERİ

Ankara’da Adana Vakfı ve Başkent Adanalılar Derneği iş birliğiyle düzenlenen geleneksel Ankara İftar Programı, Ramazan’ın manevi ikliminde yüzlerce Adanalıyı aynı sofrada buluşturdu. 21 Şubat 2026 Cumartesi günü Sebilürreşad Fuaye Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleşen etkinlik, Adanalıların başkentteki birlik ve dayanışma ruhunu zirveye taşıdıDEVA PARTİSİ GENEL BAŞKANI SADULLAH KISACIK

Programa Adana milletvekilleri Ahmet Zenbilci, Sadullah Kısacık ve Yakup Budak katıldı. Bakanlıklar, yüksek yargı organları ve kamu kurumlarında görev yapan çok sayıda Adanalı bürokratın yanı sıra Kadirli Vakfı (KAVAK) temsilcileri ile Kayseri, Niğde ve diğer illerdeki Adanalı dernek başkanları da salonda yer aldı.
Adana Vakfı Yeni Dönem: Ankara’da Sivil Lobicilik Zamanı Geldi.

ADANA VAKIF KURULU

                                                                        ADANA VAKIFIN YÖNETİM KURULU

Adana Vakfı Başkanı Fatih Bayhan, konuşmasında Adana’nın kronik sorunlarına dikkat çekerek çarpıcı ifadeler kullandı:

“Bu bir siyasi isyan değil, şehir meselesi!”
Bayhan, Adana Vakfı’nın Ankara’daki yeni çatı kuruluşu olduğunu vurgulayarak, ülkenin karar merkezinde Adana’nın yatırım, altyapı ve temsil eksikliğine karşı sivil lobicilik faaliyetlerini hızlandıracaklarını belirtti. “Ankara’da 22 yıllık tecrübemle görüyorum ki, yatırımlar Adana’yı es geçiyor. Artık sesimizi daha gür çıkarmak zorundayız” dedi.

Başkent Adanalılar Derneği Başkanı Mustafa Aslan ise katılımcılara teşekkür ederek, “Bu yoğun ilgi sayesinde Başkent’te Adanalıların sesi daha güçlü çıkacak. Birlikte daha fazlasını başaracağız” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından Adana Vakfı’nın yeni yönetim kurulu sahneye davet edildi: Fatih Bayhan, Mustafa Aslan, Abdülkadir Sarı, Mustafa Tümer ve Dr. Ömer Faruk Yavuz.ADANA VAKIF YÖNETİCİLERİ
Milletvekilleri Zenbilci, Kısacık ve Budak da kürsüden Ramazan tebriği yaparak birlik-beraberlik mesajları verdi.
Başkentte Adana Birlikteliği: İftar Sofrası Geleceğe Işık Tutuyor.
Etkinlikte Adanalı ilahi sanatçısı Mustafa Caymaz‘ın semazenli muhteşem sahne performansı alkış tufanı kopardı. Adana Vakfı’nın kuruluş belgeselinin gösteriminin ardından iftar açıldı; Adana’dan özel getirilen taze portakal ve mandalinalar ikram edildi. Sıcak sohbetler geceyi renklendirdi.MEHMET YIDIRIM ÇUKUROVA YÖRÜK VE TÜRKMEN DERNEĞİN BAŞKANI

Geceye önceki dönem Adana Milletvekili ve Orman Bakanı Halit Dağlı‘nın video mesajı damga vurdu. Ayrıca Adana Milletvekilleri Müzeyyen Şevkin ve Ayşe Sibel Ersoy‘un telgrafları, Ankara Üniversitesi Rektörü Necdet Ünüvar‘ın mesajı ile eski Adana Valileri Cahit Kıraç, Mustafa Büyük ve Kocaeli Vali Yardımcısı Rauf Ulusoy‘un iletileri okundu.
Başkentte Adana Birlikteliği: İftar Sofrası Geleceğe Işık Tutuyor

Bu anlamlı buluşma, Adanalıların başkentteki dayanışmasını perçinlerken, Adana’nın hak ettiği yatırımlar ve temsil için güçlü bir adım olarak değerlendirildi. Adana Vakfı ve Başkent Adanalılar Derneği, önümüzdeki dönemde benzer etkinliklerle lobi çalışmalarını sürdüreceklerini açıkladı.

Adana’nın sesi Ankara’da yükseliyor !

Devamını Oku

“Çocuklar Üşümesin” Kampanyası Aladağ’da Okullara Ulaştı: Çocuklar Sıcaklık ve Umutla Buluştu

“Çocuklar Üşümesin” Kampanyası Aladağ’da Okullara Ulaştı: Çocuklar Sıcaklık ve Umutla Buluştu
1

BEĞENDİM

ABONE OL
Hasan Yıldız Anısına “Çocuklar Üşümesin” Kampanyası Aladağ’da Okullara Ulaştı: Çocuklar Sıcaklık ve Umutla Buluştu
ŞEYMA KARATEKE’NİN ÖZEL HABERİ

Yörük Türkmen Çocukları İçin Seferberlik: Merhum Hasan Yıldız Hatırasına Aladağ’da Giysi ve Ayakkabı Dağıtımı Yapıldı

Aladağ’da Kış Sevinci: “Çocuklar Üşümesin” Kampanyası Kapsamında 4 Okula Giysi ve Ayakkabı Yardımı
Adana’nın Aladağ ilçesinde, merhum Hasan Yıldız anısına düzenlenen “Çocuklar Üşümesin” kampanyası kapsamında ihtiyaç sahibi öğrencilere giysi ve ayakkabı dağıtımı gerçekleştirildi.

Hoca Ahmet Yesevi Otağı Başkanı Avukat İsmail Demirdüzen öncülüğünde ve yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla hayata geçirilen kampanya, Aladağ’da eğitim gören çocuklara kış aylarında sıcaklık ve destek olmayı amaçlıyor.

Dağıtım törenine Adana Orman Bölge Müdürü Tahsin Etli‘nin sağladığı araç ve ekip büyük katkı sağladı. Etli’nin tahsis ettiği imkanlarla malzemeler okullara ulaştırıldı. Programa Aladağ İlçe Milli Eğitim Müdürü vekili, okul müdürleri, öğretmenler ile merhum Hasan Yıldız’ın eşi Leyla Yıldız ve babası  Hasan Yıldız katıldı.

Törende ayrıca Aladağ Kaymakamı Sançar Batuhan Kurdu ziyaret edilerek kampanya hakkında bilgi verildi ve destekleri için teşekkür edildi.
Toroslar’da vefa örneği: Ahmet Yesevi Otağı Başkanı İsmail Demirdüzen liderliğinde “Çocuklar Üşümesin” yardımları Aladağ okullarına ulaştı. Merhum Hasan Yıldız eşi ve babası da törendeydi.

Aladağ Pos Orman İşletme Müdürü Akif Hayta‘nın da önemli katkılarıyla kampanyaya büyük destek sağlandı. Yerel kurumların ve hayırseverlerin işbirliğiyle gerçekleşen etkinlik, ilçedeki Yörük Türkmen çocuklarının eğitim ve yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik anlamlı bir adım olarak değerlendiriliyor.
Merhum Hasan Yıldız’ın anısını yaşatmak adına düzenlenen bu yardım kampanyası, toplumsal dayanışmanın güzel bir örneğini sergiledi. Yetkililer, benzer çalışmaların devam edeceğini belirtti.

Devamını Oku